Genel Bakış

Bu link altındaki bilgiler ve yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

2

Genel Bakış

Akıllı şehirler, kentlerin insan ve doğa için maksimum verimlilik sağlayacak biçimde yeniden yapılandırılması düşüncesine dayanır. İnsan odaklı, stratejik, ortam yaratan ve destekleyen bir yönetim anlayışına sahip akıllı şehirler, hizmet alanları ve yaşam standartları gelişmiş şehir yapılarıdır. Bu yapılar, yenilikçi ve sürdürülebilir yöntemleri kullanarak kaynakların etkin ve akıllıca tüketildiği, doğaya saygılı, çevre sorunlarının minimuma indirgendiği, konforlu, sağlıklı, vatandaş odaklı, kendi kendine yetebilen yeni yaşam alanları yaratabilmeyi temel almaktadır.

İçinde bulunduğumuz çağın en belirgin özelliği hızlı değişimdir. Çağın hızlı değişimine ayak uydurabilecek toplumların oluşumu ise sürdürülebilir ve refah seviyesi yüksek yaşam ortamları ile doğrudan ilişkilidir. Toplumların refah seviyesini yükseltme ve sürdürülebilir bir yöntemle büyüme ve kalkınmayı yönetme hususunda son yıllarda birçok ülke, şehir altyapı ve hizmetlerini yapılandırma yoluna gitmiştir. Tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de yansımaları görülen hızlı nüfus artışı, kentleşme oranı, küresel iklim değişikliği, artan ekolojik ayak izi ve tüketim unsurları şehirlerde, insan doğasına aykırı yaşam alanlarını ve çevresel deformasyonu beraberinde getirmiştir. Bu noktada akıllı şehirler, kentsel problemlerin akılcı bir şekilde çözülmesinde önemli bir potansiyele sahip bir yaklaşım olarak ülkelerin ve uluslararası örgütlerin politika metinlerinde ön plana çıkmaya başlamıştır. Temel olarak, başta ulaştırma ve enerji olmak üzere, kentsel altyapıların ve şebekelerin insan müdahalesine gerek duyulmadan kendi kendine yönetilebilmesi mantığına dayanan bu yaklaşımla, insanların yaşam standartlarında önemli ölçüde iyileşme sağlanması amaçlanmaktadır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, bu yaklaşımın temel felsefesinin “dönüşüm” mantığına dayanması gerektiğidir. Ancak, bu dönüşümün kentin dokusuna uygun bir şekilde ve kentin sahip olduğu mevcut sistem ve altyapıları aksatmadan adım adım yapılması esastır. Bu açıdan bakıldığında, bu dönüşüm hamlesinin kentlerin kendi içinden başlatılması ve kendi ihtiyaçlarına göre kurgulanması gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir husustur.

Akıllı şehirlerin tipik faydaları

        Kaynak: Deloitte Akıllı Şehirler- Bir Deloitte Bakış Açısı Sürüm 1.0

Kentleşme perspektifinden bakıldığında, akıllı şehirler yaklaşımı, salt bilgi ve iletişim teknolojilerinin kent ölçeğinde birer uygulamasından ziyade vatandaşların yaşam kalitesini arttırmayı amaçlayan entegre bir yaklaşımdır. Kentsel sistemlerin verimliliğinin arttırılması (özellikle ulaşım ve enerji); yaşam alanlarında iyileşmeler sağlanması (hava ve gürültü kirliliğinde azalma vd.); vatandaşlara sunulan hizmetlerde iyileşme; ve yerel ekonomilerin geliştirilmesi ve kentlerin rekabet güçlerinin arttırılması bu akıllı uygulamaların temel hedefleri arasındadır.

Akıllı şehir uygulamalarının başarıya ulaşması sürecinde teknolojinin, halkın yaşam kalitesini arttırmak için araç olarak kullanılması; kurumlar arası işbirliğinin sağlanması; planlamaların bilgi ve deneyim tabanlı yapılması; ve vatandaşın planlama ve uygulama süreçlerine dahil edilmesi gibi unsurlar kilit önem arz eder. Tüm ülkelerde öncelikli bir eğilim haline gelmeye başlayan akıllı şehirlere geçiş uygulamalarında, şehir yöneticilerinin bu gelişmeleri yakından izleyip, özümsemeleri ve geçiş gerekçelerini analiz etmeleri de büyük önem taşımaktadır.