Akıllı Yönetim

AkilliYonetim

Deloitte Akıllı Şehirler- Bir Deloitte Bakış Açısı Sürüm 1.0 “Teknolojideki Hızlı İlerlemeler Ekonomimizi ve Toplumu Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?” raporuna göre:

Akıllı şehir uygulamalarının başarıya ulaşmasında kamu, özel sektör, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler arasındaki iş birliği kadar vatandaşın planlama ve uygulama süreçlerine dahil edilmesi gibi unsurlar kilit önem arz eder. Dünyada başarılı akıllı şehir inisiyatifleri incelediğinde yönetimlerin kurumlarla yaptığı iş birliğinin yanı sıra vatandaşın fikir ve katkılarını alacak zemini oluşturan, çok yönlü ve birlikte  çalışma kültürünü  inşa etme anlayışına dayalı vatandaş merkezli yönetimler ön plana çıkmaktadır.

Bir şehrin gerçek anlamda  dönüşümünü sağlamak için  multidisipliner bir perspektife ihtiyaç vardır. Dijitalleşme projeleri ile birlikte, alt yapının oluşumu, şehir planlama, sosyal projeler alanlarında bir çok  disiplinin aynı anda kullanılması başarıyı artıracaktır. Projelere hem paydaşların hem de vatandaşın katılımının sağlanarak ortak çalışma kültürü ve ortak dilin oluşumu sağlanmalıdır.

Kent yönetiminin değişen rolü

                                               Deloitte Akıllı Şehirler- Bir Deloitte Bakış Açısı Sürüm 1.0

YÖNETİMDE PROBLEM DURUMLARI

  1. Vatandaşlara kısıtlı ve dağınık çevrim içi bağlantı vermek
  2. Vatandaşların şehir hizmetlerinin optimum seviyede kullanamaması ya da erişememesi
  3. Kurumların veriyi ayrı tutmaları
  4. Kurumların veriyi nadiren paylaşmaları ve iş birliği yapmaları
  5. Gelişigüzel ve merkezi olmayan planlamalar

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  1. Vatandaşların hizmetlere kolay erişimi ve kullanımı
  2. Vatandaşların akıllı şehir inisiyatiflerine katılabilmesi
  3. Devlet ve vatandaşlar arasında iki yönlü iletişim
  4. Vatandaş odaklı özel hizmetler
  5. Vatandaşların gerçek zamanlı akıllı şehir verisine erişimi ve veriyi kullanan mobil uygulamalar önerebilmeleri yoluyla katkıları
  6. Kurumların bütünsel olmaları ve veriyi paylaşmaları
  7. Kurumlar arasında paylaşılmış ve açık standart yoluyla diğer veri hizmetleri ile daha iyi ilişkilendirilmiş veri

Vatandaşın değişen rolü

 

                              Kaynak: Deloitte Akıllı Şehirler- Bir Deloitte Bakış Açısı Sürüm 1.0

Akıllı kamu yönetimi değer zincirinin tüm halkaların da inovasyon için teknolojinin ve verilerin oyun değiştirici potansiyelinden yararlanır. Akıllı yönetime katkı sağlayan etkenler şunlardır:

Analiz-Kamu yönetimi değer zinciri algılanan toplumsal sorunların tercihen olgu temelli şekilde analiz edilmesiyle başlar. Eldeki büyük veriler ileri veri analitiği teknikleriyle birleştirildiğinde bu analizlerin öngörü kudreti artar. Ayrıca verilerin çoğalması nedeniyle hükümet dışı kuruluşlar toplumsal sorunların analizinde aktif hale gelir ve böylece bu alanda rekabet ortaya çıkar.
Politikaların belirlenmesi-Politikaların belirlenmesi süreci artan şeffaflık, analizlerde rekabet yeni tipte dijital demokrasi ve ortak üretimle birleşince daha da karmaşık bir hal alır. Ancak sonuç olarak, ilgili geri besleme sayesinde daha etkin politikalar belirlenir ve alternatifler sürecin daha erken aşamalarında oluşturulur.

Planlama–Dijital teknolojinin kullanılması planlama aşamasında kamudan özele bir geçişe olanak verir. Ayrıntılı bir çözüm tanımlamak yerine idare giderek artan şekilde yüksek düzey gereksinimleri tanımlar ve yaratıcı ve yenilikçi çözümlerin tanımlanmasını piyasaya bırakır.

Hayata geçirme–Bu aşamada politikaların hayata geçirilmesinde çoğu kez özel şirketlerin hizmetlerinden yararlanılır ve bu durum böyle devam edecektir. Ancak her türlü sosyal inovasyon sayesinde sosyal girişimciler gibi yeni partnerler ortaya çıkmaktadır. Bu taraflar partnerler arası risk dağılımında yeni bir yaklaşımı ve farklı bir finansal telafi mekanizmasını kabul ederek geleneksel taraflardan ayrılırlar. Bunun bir örneği yatırımcıları toplumsal hedeflere kilitlemek için kullanılan «sosyal etki tahvilleri» olmaktadır.

Yürütme–Politikaların doğru şekilde yürütülmesi ve denetlenmesi giderek daha veri temelli hale gelmektedir. Sorumluluk kamu yönetiminde kalmaya devam etse de hiyerarşik olmayan, çalışanların birbirini denetlediği alternatif modeller ortaya çıkmaktadır.

Dağıtık Yönetim– Dijital platformlar ve mobil uygulamalar iyi tanımlanmış idari görevlerin merkezi kamunun dışındaki aktörlere de dağıtılmasına olanak vermektedir. Örneğin Amsterdam kenti çoğu akıllı telefon taşıyan 800.000 vatandaşa sahiptir. Bu kitlenin gücünden yararlanacak yaratıcı çözümler kamu yönetiminin etki alanını da genişletecektir.

Çevrimiçi kamu hizmetleri–Vatandaşlar pek çok sektörde şimdiden çevrim içi hizmetlerden sorunsuz şekilde yararlanmaktadır. Bunun sonucunda kamu hizmetlerinin de aynı şekilde erişilebilir olması beklentisi içindedirler. Akıllı kamu yönetimi kamu hizmetlerini online bir kendin yap modeli üzerinden kullanıma açarak onları zaman ve mekandan bağımsız hale getiren dijital teknolojiden yararlanır.

Hizmetlerin kapsamı–Bir tarafta yeni teknolojiler kamu hizmetlerinin ayrıştırılmasına olanak sağlamaktadır. Yeni kolektifler ve piyasadaki taraflar geleneksel idari görevleri kısmen üstlenirler ve bu nedenle idare tarafından sağlanan hizmetler alanı geçmişte kalır. Diğer taraftan ise tarih kamu yönetimi sorumluluklarının (Maslov Piramidinde yukarıda yer alanlar) arttığını göstermektedir. İdare tarafından benimsenen yeni sorumluluklara iki örnek eşit fırsatların güvenceye alınması ve piyasaların düzenlenmesidir. Eğer bu gelişim devam ederse ve kamu hizmetlerinin ayrıştırılmasıyla birleştirilirse yeni bir kamu yönetimi ortaya çıkacaktır.