Akıllı Toplum

AkilliInsan

Akıl şehirlere dönüşüm; içerisinde bir çok süreci barındıran uzun vadeli bir inovasyon yolculuğudur. Yaşadığımız şehirlerin ideale yakın bir noktaya ulaşması için bu gelişim ve değişim sürecinin süreklilik arz etmesi gerekir. Bu süreklilik; bilinçli, yaratıcı, katılımcı, açık görüşlü olma gibi özellikleri bünyesinde barındıran ‘akıllı toplum’ olma yolundan geçer.

İçinde bulunduğumuz dönemin en dikkat çekici özelliği, her alanda meydana gelen değişimin hızıdır. Bu değişim hızının en açık örneği ise bundan 50 yıl önce var olmayan ancak son 10 yıla damgasını vuran yazılım teknolojileridir. Günümüzde en fazla kalifiye eleman ihtiyacı da bu sektörde görülmektedir. Açıkça söylenebilir ki yeni sektörlerin doğması yeni iş alanlarının ve buna bağlı yeterliliklere sahip eleman ihtiyaçlarının ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Akıllı toplum olma, bireylerin değişen ve gelişen teknolojik gelişmelere ayak uygulanabilecek becerilere sahip, hayat boyu öğrenmeye açık, yaratıcı olmalarını hedefler.

Akıllı şehirler akıllı insanlara gereksinim duyar. Eğitim motive edilerek inovasyonu sürükler hale getirilen yeteneğin geliştirilmesi için kritik önemdedir. Yeni teknolojiler eğitim pazarında oyun değiştirici bir etki yapacaktır.

shutterstock_244609195-e1461280849962

Deloitte Akıllı Şehirler- Bir Deloitte Bakış Açısı Sürüm 1.0 “Teknolojideki Hızlı İlerlemeler Ekonomimizi ve Toplumu Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?” raporuna göre:

Yaşam boyu öğrenme- Çevrim içi eğitimin erişilebilirliği yaşam boyu öğrenim doğrultusunda eğilimi teşvik edecektir. Hızlı teknolojik gelişmeler bilginin görece kısa sürede eskimesine ve geçersiz hale gelmesine neden olmaktadır. Akıllı şehirlerde yaşayan iş gücü sürekli eğitim sayesinde bilgilerini güncel hale getirebilir.

Kişiye özel öğrenme ve danışma– Eğitim süreçlerinin dijital hale getirilmesi her bir öğrencinin kişisel profilini analiz edecek değerli veriler elde edilmesini sağlar. Bu veriler sayesinde okullar ve üniversiteler eğitimi ve danışmanlığı doğru şekilde birleştirerek (kişiye özel eğitim ve kişiye özel danışma) başarı olasılığını en üst düzeye çıkartabilirler.

Eğitimin ayrıştırılması– Geleneksel olarak okullar ve üniversiteler eğitimlerini bir müfredat dâhilinde, bir mekânda, bir zaman süresinde ve tüm öğrenciler için aynı biçimde sunarlar. Eğitimin dijitalleştirilmesi belirli kısımların bağımsız hizmetler olarak sunulmasına olanak tanır. Örneğin sınavların kişiye özel önerilerle tamamlanan bir online değerlendirme olarak yapılması ve çevrim içi derslere erişim sağlanması öğrenme farklarını ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.

Eğitimin dijitalizasyonu– Dijital teknoloji eğitimin öğrencilere verilme şeklini değiştirmektedir. Halen dünyanın önde gelen üniversiteleri binlerce Kitlesel Açık Çevrim içi Kurslar (MOOC) vermektedir ve bunların sayısı gittikçe artmaktadır. MOOC harmanlanmış bir eğitim için kullanılabilir: online eğitim kampüste verilen eğitimle birleştirilebilir.